sanalbasin.com üyesidir

SINAVI GERİDE BIRAK, HAYATA DEVAM ET

SINAVI GERİDE BIRAK, HAYATA DEVAM ET


KTÜ Farabi Hastanesi Çocuk Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Samiye Çilem BİLGİNER liseye ve üniversiteye giriş sınavı sonrası gençlerin psikolojisi hakkında önemli tespit, uyarı ve önerilerde bulundu. 
Artık Sınav Geride Kaldı. Geriye Bakmadan Yola Devam Etmeli
Yoğun ve yorucu bir eğitim-öğretim döneminin sonunda lise ve üniversite giriş sınavlarına katılmış olan tüm gençlerimize geçmiş olsun diyorum. Yıl boyunca göstermiş olduğunuz gayret ve kararlılıkla tamamladığınız sınav süreci için hepinizi kutlarım. Sonuç her ne olursa olsun değişmeyecek olan tek gerçek artık sınavın bitmiş ve geçmişte kalmış olduğudur. Şimdiki zaman, bu gerçeği aklımızdan hiç çıkarmadan yola devam etme vaktidir. Bu sebeple hepinize şimdiki zamanın keyfini çıkarabildiğiniz keyifli bir tatil diliyorum.  
Sınav Sonrası Olumsuz Düşünceler, Duygular ve Davranışlar Görülebilir
Ancak bazı gençlerimiz için sınav süreci zihinsel olarak tamamlanamayabilmektedir. Bu gençler, geçmiş ve gelecek sarmalında sıkışıp kalabilmektedir. Zihinlerinde sürekli olarak “Daha çok çalışmalıydım.” “Süremi daha iyi kullanmalıydım.”  “Önce matematikten başlamalıydım.” ya da “Annem, babam benim için o kadar uğraştı, hepsi boşa gitti.” gibi geçmişe dönük olumsuz yargılayıcı düşüncelerin yanında “İstediğim sonucu alamayacağım.” “Bütün arkadaşlarım iyi yerlere yerleşecek.” “İstediğim okula gidemeyeceğim ve eğitim hayatım bitecek.” gibi geleceğe dönük olumsuz düşünceler dönüp durur. Hatta bazı gençler daha da ileri gidip “Başarıyı hak etmiyorsun.” “Hiçbir zaman başarılı olamayacaksın.” gibi son derece genelleyici olumsuz düşünceler içinde kaybolup gider. Düşüncelerimiz duygularımızı, duygularımız ise davranışlarımızı harekete geçiren temel yapı taşlarıdır. Sınav sonrası bu tür olumsuz düşüncelerin beraberinde “mutsuzluk, hayal kırıklığı, endişe, suçluluk ve karamsarlık” gibi olumsuz duyguları getirmesi olağandır. Oysa bu tür olumsuz duygular ile ilk defa tanışmıyoruz. Biliyoruz ki bu duygular da diğerleri gibi gelir, yükselir ve bizi terk eder. Eğer olumsuz duygularımızı gözlemleyen bir bakış açısına sahip olursak onlar ile aramıza bir mesafe koyabiliriz. Aksi halde olumsuz duygulara kapılmak, bedenin kontrolünü de ele geçirecektir. Örneğin sınav sonrasında “odadan çıkmama, yakın arkadaşlar ile görüşmeme, aile yemeklerine katılmama, az konuşma ya da ağlama atakları” gibi davranışlar tetiklenebilmektedir. Oysa mutsuzluk ya da hayal kırıklığı sadece bu ana ait bir deneyimdir. Ona teslim olmak veya istediğiniz yanıtı oluşturmak ise sizin tercihinizdir. 
Elbette her gencin olumsuz yaşantılara verdiği duygusal yanıtlar, kendi dayanıklılığı ve sosyal destek mekanizmalarına göre değişkenlik gösterebilmektedir. Gençleri ruhsal açıdan sağlam kılmanın yollarından biri ise anda kalabilmeyi onlara öğretmektir. 
Zihnimizin Frenine Basıp Bedenimizi Sakinleştirelim
Anda kalma hem bedenen hem de zihnen şu anda olabilmeyi temsil eder. Bizim için değerli olan anların ardından bir süre zihnimizin o anda kalması ya da zihinsel sahnemizde tekrar tekrar o anın oynatılması normaldir. Ancak bu zihinsel meşguliyet yaşantımızı tümüyle ele geçirmeye başlarsa işlerin yolunda gitmediğini söyleyebiliriz. Geçmiş ya da geleceğe ait zorlayıcı düşünceler ile dolu bir zihin tıpkı sis basmış bir yol gibidir. Araba hareket halindeyken yola sis basması halinde nasıl ki arabayı yavaşlatıp dikkatli bir biçimde yola devam ediyorsak yani arabayı durdurup sisin kalkmasını beklemiyorsak bu tür düşünce sislenmesi halinde de yapmamız gereken zihinsel frenimizi devreye sokmaktır. Zihnimizin frenine basıp bedenimizi sakinleştirebilmek ve “şimdiki anda” kalabilmek için en iyi yardımcımız nefesimizdir. Çünkü nefesimiz her an yanımızdadır. Nefes, beden ile zihni birbirine bağlayan bir mekanizma işlevi görür. Beden ile yeniden bağlantı kurmak, kendi davranışlarımızı denetleyebilmek için oldukça önemlidir. Derin bir nefes alarak sağladığımız yavaşlama, şimdiki zamanda olanları ve hayatımızı anlamlı kılan şeyleri daha net gözlemlememize ve bu doğrultuda harekete geçmemize izin verir. Dahası zihnimiz berraklaşması şimdiki zamanı birçok farklı bakış açısı ile görmemizi ve yorumlamamızı mümkün kılar. Örneğin; sınav sonrasında şimdiye odaklanabilmek, “Sınavı tamamlayacak kadar cesur davrandım.”, “Çalıştığım her şeyi iyice öğrenmişim.”, “Şimdiye kadar öğrendiklerim benimdir, yeni bilgiler öğrenmek için zamanım var.” ya da “Odadan çıkmadığım için herkes üzgün, beni mutlu etmeye çalışıyorlar.” gibi düşünceler doğurabilir. Sonuç olarak düşünce sislenmesi sırasında bu düşüncelerden kaçmaya ya da onlara direnmeye çalışmak sadece zaman kaybına yol açacaktır. Bu düşüncelere uzaktan bakabilmeyi başarmak ise bakış açısını değiştirecektir.
Acı Veren Şeyleri Geride Bırakalım
Hadi şimdi acı veren duygu ve düşüncelerle mücadele etmek yerine onlara bir adım geriden bakmaya çalışalım. Nefesine odaklan, şimdi derin bir nefes al ve bu sırada 4 e kadar say, şimdi nefesinle kal ve 7 ye kadar say, şimdi de nefesinin yavaşça ciğerlerinden dışarıya akıp gitmesine izin ver, bu sırada ise 8 e kadar say. Bu alıştırma, acı veren düşüncelerden kaçma ya da bir dikkat dağıtma alıştırması değildir. Sadece daha önce hiç düşünmeden yapılan bir rutinin (nefes alışverişi) farkındalıkla yapılması yoluyla bedeni dizginlemeye ve bireyi sakince şu anı gözlemlemeye çekmeye yardımcı bir alıştırmadır. Eğer davranışlarınızın kontrolünün düşüncelerinize ve duygularınızı teslim olduğunu düşünüyorsanız profesyonel bir yardıma ihtiyacınız olabilir. Ruhsal yardım ancak gönüllülük ile olur…
Bakım Verenlerin Dikkatine!
Sınavlara yüklenen anlam ve sınav günü yaşananlar gencin düşünce sistemini ve buna bağlı olarak duygu ve davranışlarını ele geçirebilir. Bu durumda genç dışarıdan gelen tüm yardımlara kapılarını kapatabilir. Kendi kendine yetmek isteyebilir. Unutmamak gerekir ki ruhsal yardım gönüllülük ister. Bazı gençler kendine yardım edemeyecek kadar bitkin ve zihinsel olarak dağılmış olabilmektedir. Çocuğunuzun sınav sonrasında olumsuz duyguları ile baş etmekte güçlük çektiğini düşünüyorsanız onu profesyonel bir destek alması konusunda gönüllendirin.

Alaattin Arda Gündoğdu

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER