sanalbasin.com üyesidir

Erdoğan, Yassıada'da Konuşuyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 27 Mayıs 1960 askeri darbesinin 61. yıldönümünde Yassıada'da (Demokrasi ve Özgürlükler Adası) açıklamalarda bulunuyor.

Erdoğan, Yassıada'da Konuşuyor

27 Mayıs darbesinin ardından Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ın idamına karar verildiği Yassıada da darbenin 61’inci yıl dönümünde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'na katıldı. 

Yeni anayasa çalışmalarına ilişkin konuşan Erdoğan, "Bizim çalışmamız da bitti, biz de kendilerine sunacağız. Yıl sonunda bunları değerlendirecek, ortak teklife dönüştürmenin yollarını arayacağız. Tüm partilerin yeni ve sivil anayasa çalışmalarına destek vermeleridir. Arzu ettiğimiz uzlaşma olmazsa, Cumhur İttifakı olarak kendi hazırlığımızı milletimizin takdirine sunmakta kararlıyız." dedi. 

Öte yandan 600 milletvekili ile referanduma gitmeden Anayasa değişikliğinin kabulü için 400 milletvekilinin kabul oyu gerekirken, 360 milletvekilinin kabul etmesi halinde ise referandum şartı bulunuyor. TBMM'de halen AKP'nin 289, MHP'nin 48, BBP'nin 1 sandalyesi bulunuyor. TBMM Başkanı oy kullanamadığı için toplam 337 oluyor. 360 oya ulaşmak için ise 23 'evet' oyuna ihtiyaç var. 

Erdoğan'ın satırbaşları ise şöyle:

Yassı Ada'ya, milletimizin verdiği adla Yaslı Ada'ya, bizim verdiğimiz adla Demokrasi ve Özgürlükler Adası'na hoşgeldiniz.

Türkiye'ye siyasi, sosyal ve ekonomik açıdan bedeller ödeten darbelerin ilki olan 1960 darbesi milletimizin kalbinde hala kanayan bir yaradır. Darbeci zihniyetin hala varlığını sürdürdüğünü görmek ise üzüntü kaynağıdır.

27 Mayısçılar yıllar sonra yaptıkları açıklamalarla CHP yöneticileri ve dergi ile gazetelerin kendilerini kışkırttıklarını ifade etmişlerdir. İsmet İnönü'nün TBMM'de yaptığı konuşmayı paylaşmak istiyorum: "Buraya gelirken Meclis binasını kuşatmış bir tabur asker gördüm. Başlarında genç bir binbaşı vardı. Sizler benden korkuyorsunuz ama binbaşıdan da korkuyorsunuz. Korktuğunuzu, ona güvenmediğinizi ispat etmek için bir teklifim var. Çağırın binbaşıyı beni götürmesini söyleyin, buna itaat edecekmiş. Bir teklifim daha var; binbaşıyı ben çağırayım Meclis'i işgal ettireyim." Biz bu üslubu nice CHP yöneticilerinden duymaya devam ediyoruz.

Sadece darbeciler ve muhtıracılar değil, onlarla kol kola yürüyen siyasetçi zihniyeti de hala sürmektedir. Monşerler de var. Bunlar aynı yerden yönetildiler. Bunlar iktidarı sandıkta değil, dar ağacı ve silahların gölgesinde elde etmenin peşinde koşmuştur. Meşru iktidarla değil, vesayet araçları ile yönetmeyi ve çalışmaya araç haline getirmişlerdir. Tankların arasından sıvışan, kaçıp giden bunlardır.

Daha geçen yıl bir erken seçim veya başka bir şekilde iktidar değişikliğini savunan bunlardır. Bizi indirmekten vatana ihanetle yargılamaktan söz edenler yine bunlardır. Milli şeflerinin izinden gittiklerini gösteren yine bunlardır. Bizi merhum Menderes'in akıbeti ile tehdit eden yine bunlardır. Tüm kirli girişimler CHP yönetimi tarafından desteklenmiştir. Her yakalandıklarında yapay gündem diyerek sıyrılmaya çalışmışlardır. Şunu bilmiyorlar, biz bu yola çıkarken kefenimizi giyerek çıktık. Onlar şunu da bilmiyorlar, her nefis ölümü tadacaktır. Ölümden kaçış yok. Biz ölümü korkutanlardan olacağız. Milletin değerlerine husumet, darbecilik, ülke düşmanları ile kol kola yürüme hastalığı CHP yönetiminin içine işlemiştir.

Yeni anayasa çalışması

Yeni anayasa ile bu adımı kalıcı hale getireceğiz. Cumhur İttifakı'ndaki ortağımız MHP, BBP hepsi bu çalışmayı sürdürüyor. MHP'deki gelişmeyi sayın Genel Başkan'dan aldım. Diğer partilerin de bu yönde hazırlıkları olduğunu iliyoruz. Bizim çalışmamız da bitti. Kendilerine sunacağız. İnşallah yıl sonuna doğru ortak bir metin haline dönüştürmenin yollarını arayacağız. Geniş bir uzlaşmayla Meclis'te kabul ettirip milletimizin takdirine sunarsak çok çok güzel olacaktır.  

İnönü'yü hedef aldı

Ülkemizde ne zaman demokrasi güçlenmişse darbeci siyasi zihniyetler kendi hırsları uğruna ülkeyi ateşe vermekten de çekinmemişlerdir. Cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki kalkınma hamleleri tek parti döneminde mevcut fabrikaların kapatıldığı bir hüsrana dönüşmüştür. Bizzat İnönü 1946 seçimleri öncesinde ''Ben ihtilalci ve Kuvay-i Milliyeci İsmet'im. Muvaffak olamazsak eski usulde devam ederiz'' diyerek darbe sopasını peşinen göstermiştir. 

'Yalan ve iftira siyaseti en kolay iştir'

Geçmişte kartvizitle memur alındığında sözlü talimatla ihale verildiğine dair nice yalanı ardı ardına sıralamışlardır. Son dönemde yalan ve iftirada vitesi yükselttiler. 128 milyar dolardan son günlerdeki iddialara kadar yalanları sürekli tekrar etme stratejisi devam etmektedir. Bunların siyaset adına heybelerinde başka hiçbir malzeme yok. Yalan ve iftira siyaseti en kolay iştir. 

Kendi genel başkanını da böyle aldatmadı mı? 'Aday değilim' dedi, ertesi sabah aday oldu. Bunları iyi tanımak lazım. Bunların oyununa gelmemek gerekir. Dışardan bir merkezden bu iş yönetiliyor.

CHP Genel Başkanının Millet İttifakı olarak adlandırılan oluşumu bir arada tutmak için nasıl ıkınıp sıkıldığını, bölücü örgütün uzantılarıyla nasıl bakanlık pazarlığına tutuştuğunu görüyorsunuz. Bir deniz albayının PKK ile iltisaklı olanlara nasıl bakanlık verileceğini anlatmasından daha büyük bir zillet olabilir mi? Sen bu ülkenin ordusunda albay olarak görev yapacaksın sonra da gelip böyle rahat rahat 'Ne olacak? Normaldir. Vekil, onlar da bakanlık görevi alabilir' diyeceksin. Bu mesele karakter meselesidir. Karakterde, cibilliyette bir sıkıntı varsa ona bir şey diyemem. CHP işte bu yüzden girdiği her seçimi kaybediyor. Oy oranını yüzde 25'lik bir oranın üstüne taşıyamıyor. Faşistliği ile beceriksizliği ile, terör örgütleri ve suç çeteleriyle aynı kulvarda yürüyüşü ile CHP apaçık ortadadır. 

Siyaset eve toplum mühendislerine nasıl fırsat vermediysek, nasıl terör örgütlerinin başını tamamen ezdiysek, demokrasi ve özgürlükleri koruyarak tamamen nasıl gözettiysek, inşallah yarın da aynı şekilde halkımızın emrinde çalışmayı, yeni başarılara imza atmayı sürdüreceğiz. Kongrelerimizi tamamlamış, teşkilatlarımızı 2023'e hazırlamış bir parti olarak, her günü, her anı en verimli şekilde değerlendirmemiz gerekiyor.

'Her anı en verimli şekilde değerlendirmemiz gerekiyor'

Siyaset eve toplum mühendislerine nasıl fırsat vermediysek, nasıl terör örgütlerinin başını tamamen ezdiysek, demokrasi ve özgürlükleri koruyarak tamamen nasıl gözettiysek, inşallah yarın da aynı şekilde halkımızın emrinde çalışmayı, yeni başarılara imza atmayı sürdüreceğiz. Kongrelerimizi tamamlamış, teşkilatlarımızı 2023'e hazırlamış bir parti olarak, her günü, her anı en verimli şekilde değerlendirmemiz gerekiyor.

'Ekonomide bu yıl itibarıyla ciddi bir toparlanma bekliyorum'

Ekonomide bu yıl itibarıyla ciddi bir toparlanma bekliyorum. Karadeniz'de 405 milyar metreküp gaz keşfimizin ardından kara alanlarındaki çalışmalarımızın da sonuçlarını almaya başladık. Son 1 ayda 3 yeni kuyuda yeni petrol keşfettik.

Doğalgazın vatandaşların hizmetine sunulması için şebeke genişletme çalışmalarını da sürdürüyoruz. Doğalgaz abone sayımızı 17 milyona çıkardık. Halen şehrine doğalgaz şebekesi ulaşmış olmasına rağmen bu konfordan faydalanmayan 13 milyon vatandaşımız var. Tüm vatandaşlarımıza kapılarına gelen bu imkandan faydalanması çağrısını yapıyoruz. Petrol ve hemen her alanda müjdeleri paylaşmanın hazırlıkları içindeyiz. 

Güncelleme Tarihi: 27 Mayıs 2021, 22:32

Alaattin Arda Gündoğdu


İletişim Hesapları

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER