sanalbasin.com üyesidir

1 Mayıs İşçi Bayramı Trabzon’da Şenlik Havasında Kutlandı

Chp Trabzon Milletvekili Ahmet Kaya ve Türkiye Barolar Birliği Yürütme Kurulu üyesi ve Trabzon Barosu Eski Başkanı Sibel Suiçmez gibi önemli isimlerin de katıldığı 1 Mayıs İşçi Bayramı, coşkuyla kutlandı. Trabzonspor'un da şampiyon oluşuyla etkinlik tam bir şölene dönüştü, emekçiler iki bayramı bir arada kutladı.

1 Mayıs İşçi Bayramı Trabzon’da Şenlik Havasında Kutlandı

Uzun Sokak'ta başlayan yürüyüş, sloganlar eşliğinde Meydan Parkı'na kadar devam etti. Etkinliklere çok sayıda işçi ve memur sendikaları katıldı. Emniyet güçlerinin çevrede aldıkları önlemler eşliğinde katılımcılar bayramlarını kutladılar.

Trabzon Emek ve Demokrasi Platformu ve KESK Dönem Sözcüsü Engin Nur’un 1 Mayıs konuşması:

Karadeniz’imizin, Trabzon’umuzun yiğit insanları

Sevgili işçiler,

Sevgili kamu emekçileri

Sevgili çocuklar, öğrenciler, gençler

Sevgili işsiz arkadaşlar

Saygı değer kadınlarımız

Saygıdeğer emekliler

Bugün 1 Mayıs

Emeğin, mücadelenin, dayanışmanın günü, işçinin emekçinin bayramı kutlu olsun.

Hepiniz hoş geldiniz, onur verdiniz. Hepinizi tertip komitemiz ve Trabzon Emek ve Demokrasi güçleri adına saygıyla selamlıyoruz.

Saygıdeğer dostlar, sokak aralarında yalın ayak çocuklarının, gençlerinin, şakakları kırmızı, kara lastikli yayla uşaklarının neşesidir Trabzonspor. Selam olsun Trabzonspor’umuza, Avni Aker’e, Özkan SÜMER’ e, Ahmet Suat’a Dozer Cemil’e, Kazım KOYUNCU ’ya ve Trabzonspor’umuza emek veren binlerce insanımıza. Anadolu’da futbolda devrim yapıp İstanbul’lun saltanatını yıkan Trabzonspor’umuzun şampiyonluğunu kutluyor, bundan sonraki mücadelesinde üstün başarılar diliyoruz.

Kazım Koyuncu kardeşimiz; Trabzonspor’u neden tuttuğunu soran bir gazeteciye, Trabzonspor’u tutmak o yörenin çocuğu olmakla açıklanabilecek milliyetçi bir davranış değildir. Benim için Trabzonspor en güçlülere karşı koyan ve herkesi yenen hayali bir kahramandır. Öyle bir kahramandı ki statükoyu bile devirmiştir.

Sevgili Dostlar

Takımımızın şampiyonluğundan mutluyuz, gururluyuz, hep birlikte dün gece bayram yaptık. Bugün de 1 Mayıs işçinin emekçinin bayramını kutluyoruz. Yarın bir bayram daha, Ramazan bayramını karşılayacağız, şimdiden hepinizin ramazan bayramını kutluyoruz. Fakat ne yazık ki toplum olarak ağız tadıyla bayramımızı kutlayamayacağız. Gençler gurbetten annelerini babalarını ziyarete gelemediler, büyükler torunlarına bayram harçlığı vermekten mahrum durumdalar, işsizlik, yoksulluk, hayat pahalılığı kol geziyor, ama her şeye rağmen şeker tadında bir bayram kutlamak istiyoruz. Bunun yolu paylaşmaktır, dayanışmaktır, barışmaktır, kucaklaşmaktır. İşte bu meydan tüm bu değerlerin yaşandığı ve sergilendiği meydandır.

Dostlar

Şehrimizin sokaklarına bakın, kentimiz bir üniversite ve öğrenci kenti, aynı zamanda bir esnaf kenti ama gün geliyor esnafımız siftah yapamadan kepenk kapatıyor, öğrencilerimiz en temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Gençlerimiz işsiz Ülkemizde ataması yapılmayan 600 bin öretmeniziz var, doğamız, yaşam alanlarımız yağmalanıyor. Kamusal hak olan eğitimimiz, sağlığımız ve diğer kamusal hizmetlerimiz piyasaya terk edildi, paralı hale getirildi.

Artvin Karatepe’de maden arama, Rize İkizdere’de taş ocağı kurulması, Araklı ve Sürmene’de çöp tesisi kurulması, Maçka’da ormanlarımızın düzensiz bir şekilde kesilmesi, halkımızın doğasının ve yaşam alanlarının yok edilmesine neden olmakta, yine bölgemizde çay ve fındık üreticisinin özel sektöre mahkûm edilerek piyasanın sömürü düzenine mahkûm edilmesi, böylelikle bölgemiz de tarımın çökmesi, işsizliğin, yoksulluğun artması beraberinde büyük şehirlere göç yaşanması artık toplumsal krizlere neden olmaktadır. Bu ülke, bu halk bunu asla hak etmiyor, çarşıda, pazarda fiyatlar ateş pahası, patatesin 10 tl, marulun 20 tl, sözün bittiği yer olan ekmeğin askıda olduğu günleri yaşıyoruz. Bu ayıbı bu memlekete yaşatanlar utansın. Biz çalışıyoruz, üretiyoruz, bunun karşılığına sadece insanca yaşamak istiyoruz. Memleketi yönetenlere soruyoruz, BİZ ÇOCUKLARIMIZIZA ONURLU BİR GELECEK BIRKACAĞIZ, YA SİZ?!

DOSTLAR

Yine elektriğe, doğalgaza, akaryakıta el sürülmüyor. Binlerce hanenin elektriğikesildi, doğalgazı kapatıldı. İktidar semtimizin ulaşım sorununu akaryakıt fiyatlarını arttırarak çözdü. Yaşadığımız sıkıntıyı 24 saat sokaklarımızı arşınlayan dolmuşçu kardeşlerimize sorun, gün boyu direksiyon sallayıp her gün sofralarındaki ekmeğin küçüldüğünü görüyorlar.

Dostlar biz unutamayız, unutmayacağız, ormanlarımızın talan edilmesini, zeytinağaçlarına kıyılmasına dağlarımızın maden şirketlerine peşkeş çekilmesini, Ensar’ da, Karamanda, Aladağ’ da istismar edilen çocuklarımızı, tarikat ve cemaat yurtlarında mağdur edilen çocuklarımızı unutamayız. Daha 3 gün önce tuzlada, fabrika yangınında yitirdiğimiz 3 işçi kardeşimizi, Soma’da kaybettiğimiz 301 gözleri sürmeli madenci kardeşimizi bize unutturamazlar.

Gezide yitirdiğimiz çocuklarımızı, Berkin ELVAN’ları, Ali İsmail KORKMAZ’ları unutturamazlar. Gezi bu ülkeniz yüz akıdır, gezi dayanışmadır, kardeşliktir, memleket sevdasıdır. Memleket sevdası hukuksuzca belki yargılanabilir ama zindanlara sığdırılamaz. Geziyi ve değerlerini savunmaya devam edeceğiz.

Dostlar

Bizler bu ülkenin emekçileri, bu ülkenin halkı, savaşı ve savaşın acılarını biliriz.Emperyalizme karşı en onurlu savaşlardan biri olan kurtuluş savaşını vermiş bir halkız. Biz ABD emperyalizmine ve onun savaş aygıtı olan NATO’ ya karşıyız. Bölgemizde bir savaş istemiyoruz. Rusya’nın Ukrayna’ yı işgaline karşı çıkıyoruz. Orta doğudaki emperyalist çıkar savaşına da şiddetle karşı çıkıyoruz. Halkların nasıl yaşayacağına emperyalistler değil, kendileri karar vermelidir. Unutulmasın ki 6. Filoyu kendilerine kıble edilenler bize ne emperyalizm ve vatanseverlik dersi, ne de yerlilik ve millilik dersi veremezler.

Sevgili Dostlar

Yaşadığımız yoksulluğun sebebi 90 yılda bin bir fedakarlıkla yarattığımız kamu varlıklarının yerli ve uluslar arası sermayeye peşkeş çekilip satılmasıdır. Enerjide, tarımda, sanayide üreten değil ithal eden bağımlı bir ülke yarattılar. Buğdayı, şeker pancarını, Ayçiçek yağını bile dışardan satın alıyoruz. Oysa tüm bu ürünleri üreten ve ihraç eden bir ülke durumundaydık.

Sevgili dostlar

Yaşadığımız yoksulluğun çaresi bize ait olanı kamu mallarını geri almak, kullandığımız elektriği, doğal gazı, akaryakıtı daha ucuza kullanmak mümkündür. Bunun yolu kar hırsıyla hareket eden şirketlerin kamulaştırılmasıdır.

Sevgili dostlar

1 Mayıs meydanı emeğine yabancılaşmamış, üretimin, alın terinin değerini bilen tüm emekçilerin kol kola girdiği meydandır. 1 Mayıs meydanları mücadele birlikteliğini, sınıf kardeşliğini, dayanışmanın büyütüldüğü meydanlardır.

Sevgili dostlar

Bizim bir memleket hayalimiz var, eşitliğin özgürlüğün, kardeşliğin, laikliğin, barışın ülkesini kuracağız. Kadınların, gençlerin, çocukların istismar edilmediği, sömürülmediği bir toplum inşa edeceğiz. Üretenlerin yönettiği söz yetki ve kararın gerçek manada halka ait olduğu bir ülkeyi yaratacağız.

Gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan bir memleket için yılmaksızın ama yılmaksızın mücadele etmeye devam edeceğiz.

“Bizim kavgamız hep bir ağızdan türkü söyleyip

Hep berber sulardan çekmek içindir ağı

Demiri oya gibi işleyip hep beraber

Hep beraber sürebilmek için toprağı.

Ballı incirleri hep berber yiyebilmek

Yârin yanağından gayrı her şeye ve her yerde

Hep berber diyebilmek içindir.”

Hepinizi, sevgiyle, dostluklar, dayanışma duygularımla selamlıyorum. 1 Mayıs birlik, mücadele ve dayanışma günümüz kutlu olsun.

Trabzon Emek ve Demokrasi Platformu adına

Engin NUR

Buse Erkıvanç

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER