sanalbasin.com üyesidir

Gençlerin ve Altyapı’nın Durumu!

Geçen sezon önemli sınavlar verilerek kalınan Avrupa Ligi Elemeleri’ni adeta tırnaklarıyla kazıya kazıya geçerek gruplara kalmıştı Trabzonspor. Fakat sakatlıklar, şansızlıklar bir türlü yakasını bırakmadı. En önemli isimlerinden ikisi yokken her iki kulvarı götürmek ağır bir yük geldi ve lig daha kıymetli görülerek Avrupa’yı zaruretten eleyerek orayı daha az süre alan isimlerin her an formaya hazır olması,  altyapıdaki gençlerin gelişimi için önemli bir zemin haline getirdi.

Bu şartlar altında bu karşılaşmalarda gençlerin halini görmek iyi  oldu ve bazı gerçekleri de açık bir şekilde ortaya koydu. “Türk Futbolunun Tarlaları”ndan biri olarak görülen Trabzon’da altyapıda verilen eğitimlerin aslında ne kadar yetersiz olduğu, son dönemlerde çıkan Yusuf, Abdülkadir, Uğurcan gibi yeteneklerin biraz da kendi yetenekleriyle A takıma kadar yükseldiklerini gösterdi. Bugün sahada olan gençlerden Serkan, Muhammet, Abdurrahim, Kerem gibi yetenekler aslında işlemeyi bekleyen birer cevherler fakat aldıkları eğitim onları ileriye taşımakta yetersiz kalıyor ve bir yerden sonra bu futbolcular kendi yetenekleri neyse onun ekmeğini yemek durumunda kalıyorlar.

Türkiye’de her yıl dışarıdan futbolcu getirilebilmek adına milyon avrolar harcanıyor. Üstüne üstlük alınan her futbolcudan da verim alınmıyor. Peki, esas soru; kulüplerimiz altyapıya ne kadar yatırım yapıyorlar? Ülkenin futbol yöneticileri bunu ne derece denetliyor? Bu soruların cevaplarını dürüstçe verip, sorunları irdeleyip ve çözüm üretmeye çalışılırsa bizden en az bir 20 yıl önde olan Avrupa Futbolu’na yaklaşılabilir diye düşünüyorum.

Maça tekrar keskin bir dönüş yapacak olursak, Avdijaj en başından beri basit oynamama konusundaki ısrarlarını devam ettiriyor gibi, özellikle sahadaki takındığı gereksiz bir kendini ispat etme çabası onu çok geriye atıyor. Aslında olabildiğince takım oyununa bağlı kalsa, basit oynasa belki de başka şeyler olacak. İyi niyetinden şüphem yok fakat böyle devam etmekte ısrarcı olursa bu hikâye çok daha erken ve mutsuz bir son ile bitebilir. Kerem Baykuş’u bugün alıcı gözle ilk defa izleme fırsatı bulduk. Oyun görüşü pas seçimleri kumaşını ortaya koysa da eksikleri çok ama bir şeyler vaat etti desek yanlış söylemiş olmayız heralde.

Genel olarak bu maç üzerinde gayesi gençlerine süre vermek olan Ünal Karaman oyuncularını son derece doğru bir biçimde karşılaşmaya hazırlamıştı. Gayet iyi niyetli bir şekilde süre alan her futbolcu elinden gelenin en iyisini ortaya koymaya çalıştı. Özellikle Serkan’ın gayreti takdire şayandı. Buna rağmen hem Serkan’ın hem de diğer gençlerin tabiri caizse kırk fırın ekmek yemeleri gerekiyor. Bu yol çetin bu yol zor fakat aydınlık günler önlerinde..

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

banner162